Ses kısıklığı muayenesi 3 şekilde yapılır. Birisi kulakla yapılan yani subjektif muayene dediğimiz tiptir. Profesyonel bir kişi; kişinin sesini dinleyerek kendi ölçüleri ve işitsel değerlendirmesine göre sınıflar. Sesin kalitesini belirler ve ona gore bir yorumda bulunur. Buna bir ses patolojisini tanımlama ve bunu yapan kişiye de Ses Patoloğu denir.

İkinci yöntem kişinin sesinin kayıt edilmesi ve bunu elektronik ortamda ve bilgisayarlı ortamda incelenmesi, bunlar da Akustik Analizi adı verilir. Yani çıkan sesin kalitesi cihazlarla ölçülür. Burada frekans, şiddet ve benzer parametreler incelenerek sessin kısıklığının tipi ve derecesi belirlenir. Bunların yanında üçüncü olan muayene belki de en önemli muayenelerden biri Endoskopik Muayenelerdir. Endoskopik Muayenelerde hava yolları ve ses telinin yapısı incelenir. Endoskopik Muayeneler çeşit çeşittir. Genel olarak standart bir endoskopik muayenede ses teller ve gırtlaktaki yapısal bozukluklar izlenebilir. Ancak bunlara ek ışık teknikleri eklendiği zaman ki bunlardan birisi Stroboskopi denen bir tekniktir.

Bir diğeri de Yüksek hızda görüntüleme tekniğidir. Her iki teknik de ses tellerinin titreşimlerini görmemizi sağlar. Ses tellerinin titreşimlerinin incelenmesi çok önemlidir çünkü ses kısıklığının tarzını belirler ve bu cihazlardan ses tellerinin titreşimleri her bir ayrıntısına kadar, ayrıntılı bir şekilde incelenebilir, değerlendirilebilir ve hastalıklar ile patolojilerin titreşim üzerindeki etkileri gözlemlenebilir.

Endoskopik Muayene gerçek anlamda tanı koydurucu bir muayenedir. Subjektif ve Akustik incelemeler ise hastalığın derecesini, ses kaybını ve kısıklığın derecesini belirlemede, tedaviyi belirlemede, tekip etmekte çok önemli veriler sunar. Hiçbiri birbirinin üstünde değildir. Hepsi bir bütün olarak etkilir.