Ses telleri boynumuzdadır. Daha doğrusu boynumuzda, gırtlağımızın içindedir. Gırtlak bir kutu gibidir. Hatta buna ses kutusu demekte mümkündür. Gırtlağın içerisine yerleşen iki tane kıvrımdır.

Yanlış bir inanış var; ses telleri, adından da anlaşılacağı gibi ses teli aslında bir tel değil gırtlağın, yani ses kutusunun içerisinde kıvrım şeklinde duran iki tane dokudur. Bu dokunun 3 tane tabakası vardır. Derinde bir kas tabakası, onun üzerinde de yaklaşık yarım milimetre, yani 500 mikronluk bir ince, gevşek, jölemsi bir tabakası vardır. Biz bu tabakaya reinke tabakası deriz. Ve onun üzerini de örten çok ince bir zar tabakası, yani epitel tabakası vardır. Aynı bir gofret gibidir. 3 tabakalı bir gofret. Ve her bir tabakanın kendine göre mekanik özellikleri vardır.

Derindeki kas tabakası, üstteki jöle ve epitel tabakasını taşır. Ve ses telleri açılıp kapanma hareketleri yaparak, nefes almamızı ve ses çıkarmamızı sağlar. Açıldığı zaman hava içeri girer-çıkar, kapandığı zaman üzerindeki doku akciğerden gelen hava ile titreşmeye başlar. Bu titreşim, bizim sesimizin kalitesini belirler. Yüzeydeki tabakaların sağlıklı olması, sesimizin sağlıklılığını da gösterir. Yüzeydeki tabakanın sağlığı bozuldukça, sesin kaybı da başlar. Bu bozulma ses kısıklığı ve ses kaybına kadar gider.