Ses kaybı, kişinin sesini çıkartamaması durumudur. Kişi sesini çıkartamadığı zaman sosyal iletişimini tamamen kaybeder. Karşısındakine mesajı veremez, karşısındaki vereceği mesajı alamaz. Dolayısıyla bu bir ses kaybıdır ve ses kaybı da bir sakatlıktır.

Ses kısıklığı ise var olan sesin kalitesinin bozulması ya da istenen enerjide çıkamaması durumudur. Ses kısıklığı bazen çok hafif olabilir. Kişinin yakınındakiler bu durumu fark etmese bile, bir profesyonel bunu fark edebilir.

Bazen ses kısıklığı o kadar ağır olur ki; kişi gerçek anlamda zorlanmaya başlar. Bu zorlanma kişiyi yavaş yavaş sosyal ortamdan uzaklaştırır ya da kişinin sosyal ortamlarda sesini kullanmasına çok engel olur. Öğretmen, avukat, ya da işinde sesini kullanması gereken kişiler işlerini yapmakta güçlük çeker.

Aslında kısıklık ve ses kaybı, kabaca iki farklı entite gibi görünse de kayıp, kısıklığın en son aşamasıdır. Bazen ses kısıklığı zaman içerisinde ses kaybına gidebilir. Kaybolan bir ses tedavi edildiği zaman da düzelme aşamasında bir kısık sese dönebilir. Dolayısıyla hepsi bir bütünün parçaları gibidir. Kısık ses, kayıp ses, insanın iletişimini ciddi anlamda bozan iki problemdir.