Can Bonomo’nun Sesi Ondan Soruluyor

Eurovision için Can Bonomo ile Bakü’ye gidecek ünlü “ses doktoru” Doç. Dr. İsmail Koçak, kuliste bekleyip acil bir durumda müdahale edecek.

can-bonomoAzerbaycan’ın başkenti Bakü’de 24 Mayıs’ta düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek Can Bonomo, organizasyona Türkiye’nin en ünlü ses estetiği doktorlarından Doç. Dr. İsmail Koçak ile hazırlanıyor.

Daha önce Eurovision’da derece alan Sertab Erener, Kenan Doğulu ve Manga’nın da hazırlanmasını sağlayan Doç. Dr. İsmail Koçak; Tarkan’dan, Nilüfer’e kadar pek çok sanatçının ses doktorluğunu yapan kişi…

Kulak burun boğaz doktoru olan ancak yaptığı ses ameliyatları ile ünlenen Doç. Dr. İsmail Koçak Eurovision öncesi sorularımızı yanıtladı:

 

 

Can Bonomo ile daha önceden tanışıyor muydunuz?

Önceden tanımıyordum. Eurovision ile süreç başladı. Kendisi geldi.

Bonomo’nun sesini nasıl buluyorsunuz? Özel bir ses mi?

Çok özel bir ses. Kendine özgü. Önemli olan sesin bir imzasının olmasıdır. Kim dinlerse “Evet, bu Can’ın sesi” der. Güzel bir rock tonu var. Cem Karaca dönemindeki sanatçıların tonlarını andırıyor. Sesi çok güçlü. İleride çok başarılı olacağını düşünüyorum.

Yarışma sırasında sahne arkasında duracak mısınız?

Biz sahne arkasında olacağız. Can’ın bir hafta boyunca hep yanında olacağız. Her türlü riske karşı onu koruyacağız. Bizim orada olmamız sadece sesle ilgili değil; psikolojisine de destek veriyoruz. Orada cihaz ve aletlerimizle duruyoruz. Muayenehane gibi bir hale getiriyoruz sahne arkasını. Yüksek kaliteli aletler gidiyor oraya. Ses tellerini görüntüleyip problemlerini saptayıp ona müdahale edebiliyoruz. Bu sahne arkası ses hekimliği sadece bize özgü.

Nasıl ses egzersizleri yapıyor, nasıl çalışıyorsunuz?

Sesin kalitesini iyi tutacak postür (duruş) çalışmaları, vücuttaki stabiliteyi artıran nefes çalışmaları ve sesin ortamdaki kalitesini geliştiren yeni rezonans tekniklerini kullanıyoruz. Bunu düzenli bir şekilde haftada iki ya da üç gün yapıyoruz. Performansı hem sahnede hem de stüdyoda takip ediyoruz. Çalışmalar sırasında Can’a özel bir “biofeedback” tekniği uygulanıyor. Bu teknikte ses tellerini bilgisayar ekranında izleyerek, görerek çalışıyor. Bu sayede de yeni bir teknoloji geliştirdik. Seste ideal titreşimleri bularak onun yarattığı sesi buluyoruz, o rengi koruyarak sesin kalitesini artırıyoruz. Altı kişilik bir ekibiz yapıyoruz. İki hekim, üç terapist ve bir hemşire…

YOĞURT YASAK!

Yemesi, içmesi, yapması yasak olan şeyler var mı?

Yasaklar itici oluyor. Biz, yiyeceklerde yer değiştirme yapıyoruz. Özel yemek tarifleri öneriyoruz. Yemek tarzını performansa yönelik düzenliyoruz. Şeker ve proteini artırıp, glisemik endeksi düşük diyet veriyoruz. Kırmızı ete ağırlık veriyoruz. Yoğurt, ayran ve tüm asitli yiyecekleri kesiyoruz. Çay, yeşil çay gibi içecekleri ve kolalı içecekleri kesiyoruz. Tarçın, karabiber, limon, portakal, sirkeyi, baklavayı ve sütlü tatlıları kullandırtmıyoruz. Midede asidi körükleyecek yiyecek içeceklerden uzak tutuyoruz. Yemeklerini düzenli yemesini öneriyoruz. Şu anda çok sıkı değil ama son zamanlarda artacak. Sesin daha iyi olmasını sağlayan beyaz diyet var. Şehir değişikliği olduğu zaman 3-4 gün kırmızı diyet verip sonra beyaz diyet yapıyoruz. Beyaz diyet daha çok lahana, pirinç, patates, beyaz et (balık-tavuk) ağırlıklı. Sesi kullandığı dönemde beyaz, performansta kırmızı diyet.

Her gün özellikle yapması gerekenler neler?

İşin sırrın mutlu olması, keyifli olmasında. Çünkü ses mutluyken iyi çıkar. Biz sanatçıyı çok sıkıştırmayız. Normal yaşantısına devam etmesini sağlarız. Gürültülü ortamda konuşmaması, bağırmaması, kan sulandırıcı ilaçları kullanmaması gerekiyor…

Aşırı egzersiz, aşırı yemekler, sigara, alkol, bağırmaktan ve gürültülü ortamdan uzak tutmaya çalışıyoruz.