milliyet-com-trSesiniz karakterinizi ve toplumdaki yerinizi belirliyor. Ve sesinizden şikayetiniz olduğunda Doç. Dr. İsmail Koçak devreye giriyor. Koçak daha önce Sertab Erener, Kenan Doğulu gibi şarkcılarla çalıştı.

insanların sesleriyle ilgili sorunlarını çözüyor. Şarkıcıların “sesim çıkmıyor doktor bey” diye gittiği biri değil ama sadece. “Patronum ama sesim ince diye bana saygı duymuyorlar” diyen de, “Politikaya atılacağım bana etkileyici bir ses lazım” diyen de, “Kadınım ama sesim ince değil” diyen de ona gidiyor. Bakın sesle ilgili enteresan bilgiler var bu sohbette…

İşiniz tam olarak nasıl adlandırılıyor?

Kısaca kulak burun boğaz olarak bilinen uzmanlık alanı bugün artık kendi içinde ayrı uzmanlık alanlarına bölünüyor. Benim uzmanlık alanım gırtlak bilimi yani “laringoloji.” Hem yutma, hem nefes alma, hem ses ilgi alanımıza giriyor. Yutma, gırtlak problemleri ve en çok yaptığımız iş de ses problemlerini çözmek… Modern anlamda sesin değiştirilebileceği yönünde çalışmalar 1970’lerde başladı. Bugün bizim yaptığımız bu teknikleri yaygın olarak kullanmak ve ihtiyaç duyan hastalarımızda uygulamak.

Ne tip uygulamalar bunlar?

Ses ile ilgili çalışmalarımız farklı başlıklarda yapılıyor. Ses tedavileri var. Bir de sesi toplumla uyumlandıran ve kişinin konforuna göre ayarlayan uygulamalar.

Sesi toplumla uyumlandırmak ne demek?

Herkes kendi çevresiyle bütünleşir. Sosyal çevrenizde kalın ses makbulse, o ses size prestij kazandırıyorsa kalın sesli olmak istersiniz. Mesela polissiniz. Otoritenizi ifade etmek için kalın sese ihtiyacınız var. Sesinizin ortama uygun olması lazım.
İnsanların sadece yüzde 20’si ses kapasitesini kullanıyor

Bu tip taleplerle gelen çok kişi var mı?

Evet. Sanatçılardan daha fazla bu tip talepleri karşılıyoruz ya da mesela politikaya atılmak istiyor kişi, politikada sesin öneminin farkında. Sesini daha kalın, daha otoriter, daha anlaşılır yapmak istiyor. Bize geliyor.

Bunu yapmak mümkün mü?

Elbette. Bizim ilk yaptığımız iş, kişinin iletişimini olabildiği kadar iyi hale getirmek. Önce problemi ortadan kaldırırız. Sonra iletişimi daha iyi yapacak alternatifler yaratırız. Bu alternatifler eğitsel ve cerrahi olur. Buna ses estetiği diyoruz.

Bu operasyonlar ağır şeyler mi? Yani sesim değişti, operasyondan sonra çıkıp konuşmaya başlayabiliyor muyum hemen?

Tek tip bir ameliyat tekniği yok. Mesela ses teline dokunmadan yaptığımız ameliyatlar var. Hemen sesinizi kullanabilirsiniz. Bazıları ses teli üzerinde lazerle yapılıyor. Sesin oturması bir-iki ay sürebilir. Bazılarında başarıyı üç-dört ay sonra görürsünüz. Tekniğe göre değişiyor.

Diyelim ki sesimi değiştirmek istiyorum. Nasıl bir sese sahip olacağımı dinletebiliyor musunuz?

Tabii. Vodi isimli programla bunu yapabiliyoruz. Kişi sesinin operasyondan sonraki halini duyabiliyor.

Ses değişikliği yaptığınız hastalarınızda neler gözlemlediniz?

Şöyle anlatayım. İnsanların yüzde 20’si gerçek ses kapasitelerini kullanıyor. Kalan kısım kapasitesinin farkında değil. Ses değiştiği zaman kişinin her şeyi değişiyor. Dışarıya karşı bakışı da, başkalarının gözündeki algısı da… Yaşam kalitesi farklılaşır. Bu değişim opeasyonla da olabilir, kullanmayı öğrenmekle de.
Sınıfta sözünü dinletmek isteyen öğretmene kalın ses

Nasıl farklılaşır kişinin hayatı?

Mesela öğretmen. Sınıfta öğrenciler kendisini dinlemiyor. Sesini kalınlaştırınca başarı sağlıyor. Bir dernek üyesi başkan olmak istiyor ama sesi ince, sözünü dinletemiyor. Bize geldikten sonra seçimi kazanıyor. Kadın erkeksi sese sahip. “Otoriter, erkeksi abla” modunda. İşinde başarılı ama erkeklerin hoşlanmadığı bir şey bu. Özel hayatında mutsuz. Ses normal hale dönünce kendisini daha feminen hissediyor.

Birinin sesini erotik ya da seksi yapabiliyor musunuz?

Erotik ses yapmak diye bir şey yok. Ama kadın ve erkeğin aradığı beğendiği sesler vardır.

“Eurovision dönemlerinde Sertab Erener, Kenan Doğulu ve Manga’yla çalıştık”

Sanatçılarla da çalışıyorsunuz. Onlar nasıl taleplerle geliyor?

Kimisi sesini korumak için geliyor, kimisi de sesini geliştirmek için. Bizim amacımız onların ses kalitesini arzu ettikleri yönde en üstü düzeyde tutmak. Bazı sanatçılar, daha ziyade şarkıcılar, kariyerleri süresince aynı sesi muhafaza etmek ihtiyacında. Bazıları da, mesela tiyatrocular, yaşlarının onlara getirdiği ses özelliğini doğru kullanmaya ihtiyaç duyuyor. Eurovision dönemlerinde Sertab Erener, Kenan Doğulu ve Manga’yla çalıştık. Çok iyi sonuçlar aldığımızı düşünüyorum.

Niye ayran içirmediniz Kenan Doğulu’ya? Böyle bir şey okudum, doğru mu?

Doğru, ayran ve yoğurt sese zararlıdır.

Kimin sesini beğenirsiniz?

İsim vermem doğru olmaz. Ama etrafa bakın, sesiyle sevilen bütün sanatçıları ben de beğenirim zaten. Halkın tercihi ses kriterlerini de ortaya koyuyor.

Zenci gırtlağı diye bir şey var mı gerçekten?

Bu tabir tam değil ama kısmen doğru. Gırtlak yapıları, ciğer kapasiteleri ve kemik yapıları onları farklı bir ses özelliğine kavuşturmuş.

Güneydoğu’dan pek çok yanık sesli sanatçı çıkıyor, İbrahim Tatlıses gibi. Bu da bir gırtlak türü müdür?

Az önce belirttiğim gibi ciğer kapasitesi, kemik yapısı ve gırtlak bir arada belli bir karakter oluşturabiliyor. Elbette kullanılan dilin de ses etkisi vardır. Dil ve ses yapısı arasında ilişki var.

Yaşlandıkça insanın sesi kalınlaşır mı?

Erkeklerde kalınlaşır, kadınlarda daha da incelir. Eğilim bu yöndedir.

Geçenlerde Paul Anka’yı sahnede izledim. 70 yaşında ama sesi hiç kalınlaşmamış, 50 yıl önceki gibi. Oysa Mazhar Alanson ve Sezen Aksu’ya bakıyorum, sesleri değişiyor. Bunun nedeni bakım mı, yoksa genetik mi? Yani kişiye göre değişen bir şey mi?

Kişi dikkat edip baktığı sürece sesinin özelliğini kaybetmeyebilir. Uykusuz kalır, çok yorulursanız bu görüntünüzden, renginizden, yüzünüzden anlaşılır. Ses de aynı. Düzenli bir yaşam ve uygun bakımla ses korunabilir.

Nasıl?

24 yaş bir insanın sesinin en temiz olduğu zamandır. Daha sonra bakılmazsa değişiyor. Düzenli uyku çok önemli. Mesela gece yemek yiyip yatmak sese zararlı. Çok büyük bir tokluk hissiyle yatmayan, uykusunu almış birinin sesinde problemler azalır. Antrenmanlı olmak da önemli.

Nasıl bir antrenman?

Sanatçılar için sahnede olmak bir antrenman. Ara verip geri dönenler için sesin eski performansına gelmesi zaman alır. Yani yıllar içinde sahneden kopmayan bir şarkıcı, ara verene göre sesini daha iyi korur.

“Nisan ayında albüm çıkarıyoruz”

Siz şarkı söylüyor musunuz?

Hayır ama ben de müzisyenim. Dört kişilik bir grubumuz var. Ben elektrogitar çalıyorum. Barista Beat adında bir grubumuz var. Nisanda bir albüm yayımlamayı planlıyoruz.

Solistinizin sesi nasıl?

Stüdyoda kayıt yaparken şarkıların duygusuna uygun, etkileyici ses yakalamak için birtakım taktikler uyguluyoruz.

“Kadınlar erkekte kalın sesten etkileniyor”

Kadınlar ve erkekler ne tür seslerden hoşlanır?

Ses tonunuz, konuşmanız karşınızdakine mesajlar verir. Toplumsal alanda otoriter, ailede sevgi ve şefkat dolu, ‘eş seçimi’ diye adlandıracağımız cinsellik alanında ise davet edici ve karşıdakini etkileyici bir ton önemlidir. Yapılan araştırmalara göre kadınlar erkekte kalın sesten etkileniyor. Ama daha çok yumuşak ses tonuna sahip erkeklerle vakit geçirmek istiyor. Sürekli otoriter bir ses tonundan hoşlanmıyorlar. Öte yandan kadınlar kendi seslerinin kalın olmasına ihtiyaç duyuyorlar. Erkekler ise kendilerinde kalın, kadınlarda ince sesten hoşlanıyor. Kalın sesli kadınlardan hoşlanmıyorlar.

“Sesinizden yaşam tarzınızı, beslenmenizi anlarız”

Kişinin sesinden ne hastalığı olduğu anlaşılır mı?

Elbette. Yaşam tarzı, hormonları, beslenmesiyle ilgili bilgiler edinebiliriz.

Normal ses nedir?

Topluma göre değişir. Mesela bulunduğunuz toplumda kalın sesli olmak makbulse ince ses anormaldir. İri cüsseli birinin sesinin kalın olması beklenir. Küçük birinin sesinin ince olması. Yani şöyle söyleyeyim biri size gelip sesiniz neden böyle diye sormuyorsa, sorun yok. Bu soru size geliyorsa o zaman bizim uzmanlığımız devreye giriyor.