Kulak 2,5 santimetrelik bir boşluktur. Bir yarı tüp, daha derininde kulak zarı vardır. Ciltle kaplı, kapalı bir boşluk olması nedeniyle içerisine birçok cisim girebilir ve uzun süre orada kalabilir. Ortamın tozu, böcekler, su ve cilt kalıntıları gibi. Bu tip sorunlara ise en çok yaz mevsiminde rastlanır. Suyla haşır neşir olmamıza bağlı olarak vakalar artar. İç kulak yolunda biriken büşonların (kulak kiri) şişmesi, bölgeyi tıkaması, mantar enfeksiyonları, travmalar, böcek kaçmaları gibi durumlar, uçak yolculukları, dalışlarda orta kulak problemleri gibi tablolar karşımıza çıkar. Orta kulakta sıvı birikimi de enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Tüm bu problemler kısaca “yaz kulağı” olarak tanımlanır. Yaz  kulağı tek başına bir hastalık değil, birçok hastalığı barındıran bir kavramdır. Çoğu riskli değildir ama tatili yarıda kesmeye bile sebep olabilen tatsız olaylardır. Su ve suyla ilgili aktivitelerden uzak kalmayı gerektirir. Kulak herhangi bir çöple ya da bir şeyle karıştırılmamalı, bilinmeyen emin olunmayan tedaviler uygulanmamalıdır. Bazen hiçbir şey yapmamak, bir şey yapmaktan daha iyidir. Ağrı, işitme azlığı gibi şikayetler varsa hekim kontrolü şarttır. Tedavi teşhise göre planlanır.