Sıklıkla soğuk havalarda ismi çok anılan sinüzit, sadece baş ağrısıyla değil burun tıkanıklığı, koku alamama, sürekli yorgunluk, ağız kokusu, kuru öksürük, seste değişme, geniz akıntısı boğazda batma gibi semptomlarla da kendini belli eder. Özellikle kış mevsiminde geçirilen enfeksiyonların iyileşme süresi 10 günü geçiyorsa, sık sık tekrarlıyorsa ve tüm bu şikayetler birkaç aydan beri varsa kronik sinüzitten bahsedilebilir. Sıklıkla da burundaki fizyolojik sorunlar bu sürecin tetikleyicisidir. Yani burun tıkanıklığına da neden olan burunda kıkırdak / kemik eğriliği, burun eti büyümesi (konka hipertrofisi) gibi problemler sinüzitin de tetikleyicisidir. Çoğu kronik sinüzit hastasında fizyolojik etmenler en önemli sebeptir. Sinüzit solunum yollarına yayıldığında öksürük ve bronşite bile sebep olabilir; bazı hastalarda ses kısıklığı ve hatta diş ağrısı yaparak büyük bir probleme dönüşebilir. Alerjik çocuk ve yetişkinler de sağlıklı bir bireye kıyasla daha sık sinüzite yakalanır. Kronik sinüzit sık antibiyotik kullanımını da beraberinde getirir. Bu da antibiyotik direnci başta olmak üzere başka sorunlara yol açabilir. Bu gibi fiziksel sorun kaynaklı sinüzitlerde cerrahi en kalıcı tedavi şeklidir ve yüz güldüren sonuçlar verir. Zira kıkırdak eğriliği, burun içindeki etlerin büyümesi gibi mekanik engellerin ameliyatla tedavi edilmemesi, diğer ilaç tedavilerinin de uzun vadede kalıcı etki sağlayamamasına yol açacaktır.