Kulak hastalıklarında ilk akla gelen şikayetlerden biri çınlama problemidir. Tinnitus yani kulak çınlaması, en genel tanımıyla, “çevrede olmayan ama kulakta hissedilen, istenmeyen ses” şeklinde özetlenebilir. Bu tip çınlamalar sübjektif tinnitus olarak adlandırılır. İlginç bir şekilde, dışardan da duyulabilen çınlama sesi de söz konusu olabilir ki bu da objektif tinnitus olarak tanımlanır. İşitme kayıpları, çınlamadaki en yaygın sebeplerden biridir. Kısacası tüm işitme kayıplarında çınlama da ortaya çıkar. Kulağın duymada yetersiz kaldığı sesler, kulaktaki çınlama sesinin özelliğini de belirler. Örneğin tiz seslerdeki işitme kaybı, tiz bir çınlama yaratır. Kulak yakınındaki damar yapılarından duyulan sesler ile çene eklemi ve kafa içi kaslardaki gerilim ve sesler de çınlama olarak tanımlanır. Tinnitus bir “hastalık” değil bir “durum”dur. Birçok sistemik veya baş boyun bölgesi problemi, kulakta istenmeyen seslere yani tinnitus’a sebep olabilir. Tinnitus, kişilerde ileri uyku problemleri yaratabilir. Veya uyku bozukluğunun kendisi de tinnitus sebebi olabilir. Uyku apnesi, diş gıcırdatma ve sıkma (bruksizm), biriken yorgunluk tinnitusu yaratabilir veya artırabilir. Sessizlikte kendini gösterir tinnituskişinin bu durumu önemsemesi ve üzerinde düşünüyor olmasıyla problem karşı konulamaz hale gelir ve kişi için bu konu bir uğraş haline gelir. Kişiler bazen sessizlikten kaçar hale gelir. Çınlama çıldırtıcı bir hal alabilir. Çınlama şikayeti olan kişilerin bu sesleri tanımlarken kullandıkları benzetmelerden biri “öten ses”tir. Kalın, ince, tek veya çok tonlu sürekli öten bir sesten bahsedilir. Ayrıca böcek sesleri (çekirge, sinek, arı gibi), kuş sesi, zil sesi, uğultu, hışırtı, rüzgar sesi, makine motor benzeri sesler, gıcırtı, beyaz gürültü, kopma, tıkırtı sesi, metalik sesler gibi tasvirler de dikkat çeker. Çınlamanın etkisi kişiye göre değişir. Şiddetli bir çınlama bazı kişileri hiç etkilemezken, hafif bir çınlama bile intihar sebebi olabilir. Problemin şiddetinden çok, kişinin nasıl ve hangi şekilde etkilendiği önemlidir. Bu durum tanı ve tedavide kişiye özel bir yol tercihini doğurur.

Tinnitus’ta altta yatan sebep pekçok farklı faktöre bağlı olabilir. Kulak kiri, dış kulak yolundaki yabancı maddeler, yaşlanma (presbiakuzi), kulak enfeksiyonları, kulak zarı deliği, orta kulakta sıvı birikimi ve basınç değişiklikleri, kemikçik problemleri (otoskleroz kireçlenme), boyun damarlarında aterosklerotik daralma, anevrizma, sistemik nedenler (yüksek tansiyon, hipertiroidi, diyabet), bazı baş boyun bölgesi tümörleri (akustik nörinom, glomus kitleleri), kafa travması (temporal kemik kırığı), ani işitme kaybı, ilaçlar (bazı ağrı kesiciler, diüretik ilaçlar, kemoterapi, tansiyon ilaçları, bazı antibiyotikler, merkezi sinir sisteminde etkili psikotrop ilaçlar), kaygı ve depresyon, kahve, sigara, enerji içeceği kullanımı, gürültülü ortam, akustik travma, yorgunluk, oksidatif stres, nörolojik nedenler (Multiple Skleroz), burun alerjisi gibi onlarca nedene tinnitus’a sebep olarak sayılabilir.

Çınlama şikayeti olanlarda değerlendirme ve tanı koyma sırasında en çok başvurulan tekniklerin başında genel fizik muayene ve şikayetlerin değerlendirilmesi dışında ayrıntılı işitme testi, kulak ve beyin sapı MR görüntülenmesi ile yüksek çözünürlüklü temporal kemik tomografisi gelir.

İşitme kaybına bağlı çınlamanın tedavisinde temel prensip, işitme kaybı yaratan durumun ortadan kaldırılması, kaybolan işitmenin yerine konmasıdır. Ancak bu her durumda işe yaramayabilir zira tinnitus oluştuktan sonra nöral fizyolojik yapı bu duruma adapte olur ve işitme sistemi dışındaki mekanizmaları hareketli tutar ki bu da tinnitusu dayanılmaz bir problem haline getirebilir. Bu durumda “tinnitus retratining” terapi adı verilen bir rehabilitasyon tekniği uygulanır. Bunun dışında tinnitus’un nedenlerine bağlı olarak dingin yaşam, başka bir ses kaynağı ile çınlamanın bastırılması (maskeleme tedavisi), işitme cihazları gibi yollara da başvurulabilir.