Ses problemlerinde tedavi, medikal olabileceği gibi sorunun kaynağına göre cerrahi de gerekebilir. Bunun yanısıra ses terapileri, vokal hijyen gibi hastanın sesini doğru kullanmaya yönelten teknikler ya da direkt ses teline müdahale ile düzelmeyi sağlayan ses estetiği cerrahisi tercih edilebilir. İlaç tedavisinde hastalığın sebebine göre yelpaze farklılaşır. Enfeksiyon söz konusu ise antibiyotikler, reflü kaynaklıysa antiasit ve mide ilaçları, nörolojik ise B vitamini gibi destekler veya hastalığa yönelik diğer ilaçlar, ödem ya da dokuda ağır bir enflamasyon varsa kortizon tercih edilir. Ancak tüm bunların kararını bir uzman vermelidir. 

SEBEPLER ÇOK FARKLI OLABİLİR...

Sesle ilgili sorunlarda en çok karşımıza çıkan hastalık patolojileri şu şekilde sıralanabilir:

Ses Teli Nodülleri

Nodüller, ses tellerindeki küçük çıkıntılardır. Sesi bozar. Erişkinlerde de çocuklarda da görülebilir. Erişkinlerde daha çok kadınlarda, çocuklarda ise en sık erkeklerde görülür. Çocuklarda görülen tip daha çok ses telinin gelişimiyle ilgilidir ve çoğunlukla takip gerektirir. Erişkinlerde görülen tipte yanlış kullanım söz konusudur. Nodüller çoğunlukla ses terapisiyle tedavi edilir. Tedaviye rağmen düzelme olmazsa ameliyat gerekebilir. İki taraflıdır, her iki ses teli etkilenebilir. Terapi süresi 6 hafta ila 6ay arasında değişir. Düzelme sağlanana kadar uygulanır. Tedavideki başarıyı kullanım tarzının bozukluğunun derecesi ile kişinin günlük aktivitelerinde bunu düzeltememesi ya da terapiye uyumun düzeyi etkiler. Cerrahide ise ses teli mikrocerrahisi kullanılır. Nodül, etrafındaki sağlıklı dokular korunarak çıkarılır. 40 dakikalık bir işlemdir. Hasta bir hafta sonra konuşmaya başlar. Ertesi gün normal hayatına dönebilir ama sesini bir hafta kullanmaması gerekir. 

Polipler

Ses tellerindeki daha büyük şişlikler polip olarak karşımıza çıkar. Çoğunlukla tek taraflıdır. Sesin aşırı kullanımı ve bazı kanamalar neden olur. Ses telini zorlayacak her durum polip yaratabilir. Daha çok erişkinlerde görülür. Çoğunlukla cerrahi gerekir. Ses istirahati, sesi koruyucu teknikler (vokal hijyen) de etkilidir. Operasyon yaklaşık 40 dakika sürer. Cerrahide yine ses teli mikrocerrahisi kullanılır. Hasta operasyondan sonra bir hafta sesini kullanmamalıdır.

Kistler

Ses telleri içindeki içinde sıvı ya da katı madde barındıran küçük kese şeklindeki kitlelerdir. Ses teli boyutuna kadar ulaşabilen kistler oluşabilir. Çoğunlukla tek taraflıdır ve ses kalitesini oldukça bozar. Doğuştan olanlar söz konusu olduğu gibi sonradan ortaya çıkanlar da vardır. Daha çok orta yaşta görülür. Erişkin hastalığıdır. Tedavisi sadece cerrahiyle mümkündür.

Tümörler

Gırtlak içerisinde hem ses telinden, hem de ses teli dışındaki gırtlak yapısından oluşan, iyi ya da kötü huylu kitlelerdir. En önemlisi kanserlerdir. Küçük bir nodül gibi başlar, büyüyerek tüm gırtlağı saran bir doku haline gelebilir. Ses kısıklığı ile bulgu verir. Bir haftadan uzun süren ses kısıklıkları en önemli belirtecidir. Tedavide medikal ya da cerrahi seçenekler söz konusudur. Cerrahide en yeni yöntemlerden birisi lazer teknolojisidir. Klasik cerrahiye göre avantajı çoktur.

Non-invaziv dediğimiz, girişimsel olmayan bu yöntemde gırtlak çıkarılmaz, iyileşme süresi daha kısa olur ve hasta hemen yemek yiyebilir duruma gelir. Günlük hayatına da daha kısa sürede döner. Ameliyat sonrası komplikasyon oranı ve nüks ihtimali daha düşüktür, tedavi başarısı klasik yöntemlere göre daha yüksektir. Özellikle erken dönem vakalarda lazer cerrahisi tercih edilmelidir.

Ses Teli Felci (Ses Teli Paralizisi)

Ses telinin hareketini sağlayan sinirlerin zarar görmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle bazı viral enfeksiyonlar, baş ve boyun yaralanmaları, tümörler, hastalıklar, ameliyatlar veya felç sonrasında oluşur. Beyin sapından larenks’e (gırtlak) kadar uzanan ve ses tellerinin hareketini kontrol eden nervus vagus adlı sinirde oluşan hasar bu hastalığın ortaya çıkmasına yol açar. Ses kısıklığı, solunum güçlüğü ve ses kalitesinde bozulma ile kendini belli eder. Çeşitleri vardır. Bilateral (çift taraflı) ses teli paralizisinde her iki ses teli de etkilenmiştir. Ses telleri kapalı pozisyon ile açık pozisyon arasındaki bir orta noktada takılı kalır. Bilateral ses teli paralizisi her iki ses telini de etkisi altına alır, ses telleri kapalı pozisyon ile açık pozisyon arasındaki bir orta noktada takılı kalırlar (paramedyan pozisyon) ve her iki yöne olan hareketlerini de kaybederler. Boyunda hava giriş çıkışını sağlamak ve kişinin yemek yemesi sırasında nefes yolunun yabancı maddelere karşı korumak için trakeostomiye ihtiyaç duyulabilir. Unilateral (tek taraflı) ses teli paralizisi ise diğerine göre daha sık rastlanan bir durumdur. Yalnızca bir ses teli paramedyan pozisyonda paralize olmuştur veya hareket açıklığı büyük oranda kısıtlanmıştır. Paralize olmuş olan ses teli diğer ses teli ile titreşim oluşturmak üzere birleşmez, bunun yerine kendi başına anormal bir titreşim gösterir ya da hiç titreşime girmez. Kişi bu durumda çok kısa sürede nefesinin tükenmesi, anlaşılamayacak ve yeterli yükseklikte olmayan bir ses ile konuşma problemi ile karşı karşıya kalır. 

Çift taraflı ses teli felcinde genellikle ses tellerinin birinin veya her ikisinin birden orta noktaya (birleşme noktasına) daha yakın olacakları bir pozisyona getirilmesini sağlamak amacıyla cerrahi işlem uygulanır. Tek taraflı felçte ise hem cerrahi hem terapi yöntemleri etkilidir. Tiroplasti adı verilen ses teline protez takma işleminin yanı sıra kas-sinir transplantasyonu, felçli ses telinin orta noktaya yaklaştırılması operasyonu ya da genişliğini arttırmak amacıyla dolgu maddesi enjekte dilmesi gibi yöntemlere başvurulabilir. Cerrahi işlem açık ameliyat tekniği ile yapılır. Ses kutusunun yapısı ve şekli değiştirilir. Operasyon yaklaşık iki saat sürer. Ses hemen düzelir. Hasta bir hafta sonra normal hayatına dönebilir.